Kayıtlar

Bu ülkenin insanına aşığım

Resim
Bozlak ağıttır. Aşktır. Gün gelir yokluk, gün gelir katmer katmer hasrettir... Dinlerken resmen yüreğim dağlandı. Yüreğinize, gönlünüze, ağzınıza dilinize, nefesinize sağlık. Bugün bir kez daha anladım ki bu toprakların ne aşığı, ne ozanı, ne duygusu, ne hikayesi, ne destanı, ne kahramanı bitmez,ölmez,tükenmez... Göğsümü yerinden çıkardınız var olun... Bu duyguyu başka bir millette bulamazsınız. İşte bu yüzden çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Aşığız bir bu ülkenin her rengine her tınısına. Hemen ağlarız hemen güleriz. Hemen parlar hemen affederiz.

Kadın haklarını savunmanın yolu eşitlik kavramından geçmez

Resim
Erkekler kadınlara güvenmiyor artık. Yani evlendiklerinde kadınların basit kadınlık görevlerini bile yerine getirememesinden korkuyorlar. Erkekler kadınlara güvenmedikleri gibi evlenmek de istemiyor. Bunun en başlıca sebeplerinden biri modernizm. Modernizm  kavramı altında literatürümüze  ''kadın erkek eşitliği''  diye bir şey girdi. Bu eşitlik kavramı dünyada olduğu gibi bilhassa Türk aile yapısına bir dinamit gibi yerleştirildi. Aileler yıkıldı, boşanmalar arttı ve buna bağlı olarak da cinayetler arttı. Bunu biraz açalım... Modern yaşam kadına diyor ki;  siz eşitsiniz, sende erkek gibi davranabilirsin . Sende cinselliğini evlenmeden özgürce yaşayabilirsin, sende evde TV kumandasına el koyabilirsin, sende ayrı eve geçebilirsin, sende özgürce tüketebilirsin, sende son sözü masaya vurarak söyleyebilirsin. Çağdaş görünme derdine düşen erkeğe ise;  evdeki iktidarı paylaş diyor, eşitlik diyor, özel günler diyor, öküz olma diyor, tüketim diyor... Bu ça...

Simge Fıstıkoğlu ve çağrışımlar

Resim
Sanırım 2011 yılıydı; o zamanlar yine Almanya'da yaşıyordum. Sabah uyanır uyanmaz elim kumandaya gider TV açardım. Yerimden kalkmadan öylece bir kaç dakika yatağın içinde zaman geçirirdim. Sabah 5'te kalkıyordum işe gitmek için. Simge Fıstıkoğlu o dönem Habertürk'te sabah haberlerini sundu kısa bir dönem.(meraklısı bilir) Türkiye saati sabah 6'daydı sabah haberleri. Saat farkından dolayı benim 5'te uyandığım ana denk geliyordu.  twitter.com/simgefstk Uzun bir giriş oldu ama şunu diyeceğim: Simge hanım sesiyle görüntüsüyle güne iyi başlamamı sağlıyordu. Düşünsenize; hava aydınlanmamış daha ama siz güne dünya güzeli bir kadının içinizi ısıtan gülümsemesiyle merhaba diyorsunuz. Topu topu 25 dakika hepsi Uyandıktan evden çıktığım ana kadar geçen zaman 25 dakika. Akşamdan hazırlanan kahve makinasının düğmesine basıyorsunuz, aroması bütün evi sararken ekranda Simge hanımın sesi... O yüzden midir nedir bende Simge hanım 1) o günleri çağrıştırıyor ...

Sen yaralı değilsin ki bilesin

Resim
Dün gurbette yaşayan bir arkadaşımın paylaşımına Türkiye'de yaşayan biri şöyle yazmış: ''Sizi kimse orada zorla tutmuyor, çıkıp gelip burada yaşayabilirsiniz.'' Çok bilmiş! Gurbette yaşayanlara yönelik Türkiye'de yaşayanların zihinlerinden dillerine dökülen daha nice sözler duydum. Hepsi hoşgörüsüz ve ön-yargılı... Bir defa bizler kader diye bir şeye inanıyoruz. Gurbette insanları kimse orada zorla tutmuyor evet ama kader diye de bir şey var. Belki de kaderleri orada tutuyor nereden biliyorsun. Adam 1963'te tek başına gitmiş, bugün 4. nesil orada yaşıyor. Hiçbir şekilde asimle olmamış, dininden, bayrağından, vatan sevgisinden ödün vermemiş. Sen ise bozuk Türkçesi ile dalga geçiyorsun. Utan biraz! Kolay mı öyle bırakıp gelmek! Sen daha gündelik alışkanlıklarından vazgeçemiyorsun ama karşındakine 50 yıllık geçmişini sil gel diyorsun. Kimse oradaki insanların içlerindeki yangını bilemez! Gördün işte, Rotterdam 'da hiçbir yerden talimat almad...

Anne dokunuşu

Resim
30 Mart 2012'de Facebook sayfama şunları yazmışım: Zamanımı, vasfımı, imkânlarımı, haysiyetimi tüketerek yaşadığım bu hayatta Bir anne dokunuşunun hayaline neler vermezdi ki bu yürek. Bugün karşıma çıktı. Çok merak ediyorum bu satırları hangi duygularla, hangi ruh haliyle yazdım. Belkide annemle aramın iyi olmadığı bir dönemdi. Anne dokunuşu her türden insanın hangi yaşta olursa olsun ihtiyaç duyduğu bir duygu. Allah annelerimizi başımızdan eksik etmesin! 30 Mart 2017 Uzun bir aradan sonra tekrar buraya bir şeyler karaladım

Onları asla hiç sevmemezlik yapmadım

Resim
Güneşe gülle at, karartır mı hiç?  Allah sevmediğini yaratır mı hiç?  İnsan olan insan darıltır mı hiç?  Haksızlık haksızın özünden olur . Neşet Ertaş İki kızım bir oğlum var. Birini diğerine değişmem, hepside canımın bir parçası. Kader ikisinden ayırdı, günahı elbet bana ait. Ama her şeye rağmen baba - evlat ilişkisini sürdürebilmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Biliyorum; bana öfkeliler, bana kırgınlar ama şununla beni itham edemezler: Onları asla hiç sevmemezlik yapmadım! Onları hep çok sevdim ve de hep seveceğim. Tek arzum; kardeşlerin birbirini çok sevmesi ve birbirine sıkıca tutunması. Bugüne de not düştük be ustam! Günlerden 2017 Şubat'ın son Salısı..

Yarim İstanbul’u mesken mi tuttun

Resim
Kayserinin bir köyünden İstanbul’a giden yeni evli bir gencin, tek başına köyünde bıraktığı karısının, ondan hiçbir haber alamaması üzerine yaşadığı acının, feryada dönüşmesidir bu türkü. Kayseri ve köylerinden yazları büyük şehirlere inşaatlarda çalışmak için giden erkekler, havaların soğumasıyla birlikte biriktirdikleri paralarıyla evlerine, köylerine dönerler. Kayserili bu güzel köylü gelinin, yakışıklı kocası da çalışmak üzere İstanbul’a gitmiş ama zaman geçip kış olmasına rağmen bir türlü geri dönmemiştir. Güzel gelinin çocuğu da olmadığı için bir başına kalmıştır köyünde ve hasretlik içini yakıp kavurmaktadır. Aradan yedi yıl geçmiş, gidenler geri dönmüş ama bizim gelinin eşi bir türlü dönmemiştir köyüne. Bu arada köy yerinde “kocan İstanbul’da başkasını buldu” diye dedikodular da dolanmaya başlamıştır. Bunlara inanmasa da güzel gelinin içine bir ateş daha düşmüştür artık. Bir gece rüyasında kocasının güzel kadınlar arasında pek de keyifli olduğunu görür ve kan ter içind...