Kayıtlar

almanya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sen yaralı değilsin ki bilesin

Resim
Dün gurbette yaşayan bir arkadaşımın paylaşımına Türkiye'de yaşayan biri şöyle yazmış: ''Sizi kimse orada zorla tutmuyor, çıkıp gelip burada yaşayabilirsiniz.'' Çok bilmiş! Gurbette yaşayanlara yönelik Türkiye'de yaşayanların zihinlerinden dillerine dökülen daha nice sözler duydum. Hepsi hoşgörüsüz ve ön-yargılı... Bir defa bizler kader diye bir şeye inanıyoruz. Gurbette insanları kimse orada zorla tutmuyor evet ama kader diye de bir şey var. Belki de kaderleri orada tutuyor nereden biliyorsun. Adam 1963'te tek başına gitmiş, bugün 4. nesil orada yaşıyor. Hiçbir şekilde asimle olmamış, dininden, bayrağından, vatan sevgisinden ödün vermemiş. Sen ise bozuk Türkçesi ile dalga geçiyorsun. Utan biraz! Kolay mı öyle bırakıp gelmek! Sen daha gündelik alışkanlıklarından vazgeçemiyorsun ama karşındakine 50 yıllık geçmişini sil gel diyorsun. Kimse oradaki insanların içlerindeki yangını bilemez! Gördün işte, Rotterdam 'da hiçbir yerden talimat almad...

Almanya'dan Mektup Var (1)

Resim
Anneciğim biz seni çok özledik. Biz sana mektup yazamadık, çünkü adresini kaybettik. Şimdi sana yazıyoruz ve yazacağız da... Babamlar hiç annene mektup yazmayın demiyorlar. Oğuz Mektup yazamadığımız için özür dilerim, çünkü adresini kaybettik. Anneciğim bizde senden mektup bekliyorduk, mektup yazabilmek için. Ağbim biraz Almanca biliyor bende yavaş yavaş öğreniyorum. Cengiz 1988 Duisburg Bugüne notumuzu  geçmişten bir anıyla düşmüş olalım. Günlerden 21 Şubat 2017

Gurbet öyle uzaktan görüldüğü gibi değildir

Resim
"Dönemeyeceğimi anlayınca memleketten bir fidan ve biraz toprak getirdim. Berlin'de bir parka diktim. Şimdi onun gölgesinde yaşlanıyorum." Bazıları şu gurbetçilerin 'dönememe' geyiğine anlam veremiyorum diyor. Böyle diyenlere aslında hiç kızmamak gerekiyor. Zira; insan bilmediği, hissetmediği, acısını çekmediği bir şey hakkında ancak bilmeden anlamadan yorum yapabilir. Her gurbetçinin sılaya dönemeyişi ile ilgili ayrı bir hikayesi vardır. Herkesin sebepleri farklıdır. Zora gelemiyorlar gibi sığ yorumlar da yanlış. Bu insanlar dilini, kültürünü, tarihini bilmedikleri bir yere gelerek zaten zoru başarmışlar zaten. Herkes bilir ki, bir gün memlekete temelli dönecekler ama bu büyük bir ihtimal uçağın bagajında olacak. En basitinden bir misal vereyim; Yirmili yaşlarında Almanya'ya gelen biri zamanla evlenmiş barklanmış çocuk sahibi oluş. O çocuklar okula gitmiş, büyümüş iş hayatına atılmış daha sonra evlenmiş. Onların da çocukları olmuş. İlk gi...

Ufukta Almanya var

Resim
Hayat burada zorlaştı. Çalışmak; ucuz paraya çalışmak dahi zorlaştı. Oysa ne hayallerle gelmiştim memlekete. Büyük ihtimal Almanya'ya çalışmak için geri döneceğim. Bir iki yıl çalışıp borç harçtan kurtulmak gerekiyor. Elbette bu kararımda beraberinde başka sıkıntıları getirecek. Ama insanın kendine olan öz güvenin kaybolması en büyük sıkıntı. Çaresiz, güçsüz hissi derinleşip seni de içinde yok etmeden bir şeyler yapmak gerekiyor. Aklıma 60'lı yıllarda gurbete iş için giden babalarımız dedelerimiz geldi. Gurbet eskiden gurbetmiş. Bir mektubun cevabı 2 ay sonra gelirmiş. Allah'tan her şeyin hayırlısını dileyelim. Bugün günlerden salı, Aralık'ın ilk salısı.