Kayıtlar

gurbet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Adam olmanın sermayesi hüzündür

Resim
Gönül ilişkilerinde insan haksızlığa uğradığını düşününce çoğu zaman bocalıyor. Öfkesine, hırsına, kısacası kendine yeniliyor. Başkalarına bulunduğumuz telkinleri kendimize uygulayamıyoruz. Vakur duruşumuzu yitirip, içimizden bir canavar çıkıyor. Yakıp yıkıyoruz, kırıp dağıtıyoruz. Gönlümüzü terbiye etmeyi bilemedik bir türlü. Oysa ki; Bilmeli ki insan, olan olmalıydı. Pişmanlığı bırakmak gerek. Oysa ki; Bilmeli ki insan, olacak olan olur. Kuruntu yapmamak gerek. Oysa ki; Bilmeli ki insan, o halde olan olur. Telaş etmemek gerek. İçimizde aşkımızı hapsedip beklemesini bilemedik. Marifet arzu etmediğini geri çevirmekte değil. Marifet, çıldırasıya arzu ettiğinden vaçgeçmekte. Zira aşk namus ister, haysiyet ister. Aşk her şeyden önce, sevdiğine evet demeyi değil, hayır demeyi ister. Aşk adamının sermayesi hüzündür. İçinde hüzün olmayan, hasret olmayan, mesafeler olmayan aşkı neyleyim! Aşktan fayda beklenmez, aksine aşkın kendisi zarardır. Ve hatta mağlubiyetti...

Sen yaralı değilsin ki bilesin

Resim
Dün gurbette yaşayan bir arkadaşımın paylaşımına Türkiye'de yaşayan biri şöyle yazmış: ''Sizi kimse orada zorla tutmuyor, çıkıp gelip burada yaşayabilirsiniz.'' Çok bilmiş! Gurbette yaşayanlara yönelik Türkiye'de yaşayanların zihinlerinden dillerine dökülen daha nice sözler duydum. Hepsi hoşgörüsüz ve ön-yargılı... Bir defa bizler kader diye bir şeye inanıyoruz. Gurbette insanları kimse orada zorla tutmuyor evet ama kader diye de bir şey var. Belki de kaderleri orada tutuyor nereden biliyorsun. Adam 1963'te tek başına gitmiş, bugün 4. nesil orada yaşıyor. Hiçbir şekilde asimle olmamış, dininden, bayrağından, vatan sevgisinden ödün vermemiş. Sen ise bozuk Türkçesi ile dalga geçiyorsun. Utan biraz! Kolay mı öyle bırakıp gelmek! Sen daha gündelik alışkanlıklarından vazgeçemiyorsun ama karşındakine 50 yıllık geçmişini sil gel diyorsun. Kimse oradaki insanların içlerindeki yangını bilemez! Gördün işte, Rotterdam 'da hiçbir yerden talimat almad...

Yarim İstanbul’u mesken mi tuttun

Resim
Kayserinin bir köyünden İstanbul’a giden yeni evli bir gencin, tek başına köyünde bıraktığı karısının, ondan hiçbir haber alamaması üzerine yaşadığı acının, feryada dönüşmesidir bu türkü. Kayseri ve köylerinden yazları büyük şehirlere inşaatlarda çalışmak için giden erkekler, havaların soğumasıyla birlikte biriktirdikleri paralarıyla evlerine, köylerine dönerler. Kayserili bu güzel köylü gelinin, yakışıklı kocası da çalışmak üzere İstanbul’a gitmiş ama zaman geçip kış olmasına rağmen bir türlü geri dönmemiştir. Güzel gelinin çocuğu da olmadığı için bir başına kalmıştır köyünde ve hasretlik içini yakıp kavurmaktadır. Aradan yedi yıl geçmiş, gidenler geri dönmüş ama bizim gelinin eşi bir türlü dönmemiştir köyüne. Bu arada köy yerinde “kocan İstanbul’da başkasını buldu” diye dedikodular da dolanmaya başlamıştır. Bunlara inanmasa da güzel gelinin içine bir ateş daha düşmüştür artık. Bir gece rüyasında kocasının güzel kadınlar arasında pek de keyifli olduğunu görür ve kan ter içind...

Almanya'dan Mektup Var (1)

Resim
Anneciğim biz seni çok özledik. Biz sana mektup yazamadık, çünkü adresini kaybettik. Şimdi sana yazıyoruz ve yazacağız da... Babamlar hiç annene mektup yazmayın demiyorlar. Oğuz Mektup yazamadığımız için özür dilerim, çünkü adresini kaybettik. Anneciğim bizde senden mektup bekliyorduk, mektup yazabilmek için. Ağbim biraz Almanca biliyor bende yavaş yavaş öğreniyorum. Cengiz 1988 Duisburg Bugüne notumuzu  geçmişten bir anıyla düşmüş olalım. Günlerden 21 Şubat 2017

Gurbetteki babaya

Resim
Bu yaz da geldi geçti Sen yine gelmedin Madem gelmeyecektin Neden söz verdin Bu şiir, 1964'de Almanya'ya gidip 30 yıl orada çalıştıktan sonra 1994'de Nürnberg'te vefat eden babaya yazılmıştır. 25 Şubat 1971